12 August 2022
Öne Çıkanlar

NATO İle Türkiye Araasındaki Kirli Anlaşma

 

Kürt halkı NATO ile Türk devleti arasında kendi varlıkları üzerine yapılan pazarlıklardan rahatsız. Bu Kirli pazarlıklar Kürt halkının soykırım sürecinin sürdürülmesinin zeminini oluşturuyor. Önder Apo’da daha önceki görüşmelerinde bu konuda uyarılarda bulunmuştu. Birlikte bakalım.

NATO’nin İsveç ve Finlandiya’nın üyelikleri için Türk devleti ile Kürtler üzerine yaptığı kirli anlaşma gündemdeki yerini koruyor.

Anlaşmanın alt yapısı NATO Zirvesi’ne bir hafta kala 22 Haziranda İngiltere Dışişleri ve Savunma Bakanlarının Ankara’ya yaptığı ziyarette hazırlandı. Önder Apo daha önce Türk devletinin Kürt halkına karşı geliştirdiği kirli savaşta NATO’nün rolüne değinmişti.

Önder Apo, 24 Mart 2010 tarihli avukat görüşmesinde, ABD ve İngiltere’nin arkasında olduğu küresel kapitalizmin bütün bölgeye yönelik oyunları olduğunu belirterek,

“Bu oyunlar Londra merkezlidir, oyunların arkasında İngiltere ve ABD var. Bu güçler bugün NATO’yu da kullanarak bu politikalarını hayata geçirmeye çalışıyorlar. 1985’ten bugüne 25 yıldır bu güçler bizimle uğraşıyorlar” demişti

Önder Apo konuşmalarında sık sık İngiltere ve Almanya’nın rolüne şu sözlerle dikkat çekmişti.

1999’a kadar tam 15 yıl NATO-Gladiosu’nun Türkiye’deki ayağı JİTEM’i bize karşı kullandılar. 1985’ten 1999’a kadar 15 yıl boyunca Türkiye üzerindeki NATO politikaları ağırlıklı olarak Almanya üzerinden yürütülürken Türkiye içinde de bu politikalar Gladio’nun Türkiye uzantısı JİTEM eliyle uygulandı. Aslında Ergenekon, JİTEM’in deşifre olmasından sonra kuruldu. 1999’larda JİTEM lağvedildi onun yerine Ergenekon devreye konuldu.

Önder Apo, NATO’nun, Türkiye’deki iktidarların kendi isteklerinin dışına çıktığında ise onları gözden çıkardığını ifade etmiş buna Menderes, Demirel ve Ecevit örneklerini vererek ardından AKP’nin iktidara getirildiğine vurgu yapmıştı.

AKP’nin İngiliz-ABD-NATO politikalarının uygulayıcısı olduğuna işaret etmişti.

AKP bu politikalar için yeni bir araçtır. Bunun dışında AKP’nin bir anlamı yoktur. Şimdilerde AKP eliyle birçok şeyi hayata geçirmeye çalışıyorlar. Aslında AKP’nin tabanının ve AKP içindeki Kürtlerin de olan bitenden pek haberi yok. Olan biteni sadece Erdoğan biliyor. Bu durumdan sadece Erdoğan ve Başbuğ haberdar. Bunların birbirleriyle yaptıkları haftalık toplantılar ve yurt dışına gidip yaptıkları toplantılarda hep Kürtlerle ilgili bu sorunlar tartışılıyor, karara bağlanıyor. Bütün bu operasyonların kararları bu toplantılarda alınıyor.

ABD’nin Kürtlere “AKP koalisyonun bir parçası olun” baskısı yaptığını ifade etmiş ve uyarılarda bulunmuştu.

Kürtler kendilerine yönelik bu ciddi dayatmaları iyi anlamalıdır. Bunun dışında yapabilecekleri fazla bir şey yok. En fazla Avrupa’da bir iki operasyon yapabilirler. Bunun dışında tehditle yapabilecekleri fazla bir şey yoktur. Avrupa’daki halkımız da bu yönelimlere karşı mücadelelerini yükseltmeli, örgütlülüklerini, sahiplenmelerini geliştirmelidir.

Türkiye’nin NATO ve ABD ile Kürtleri topkekûn bitirme ve tasfiye etme planında anlaştığını belirten Önder APO, 18 Mayıs 2011 tarihli görüşmede şu noktalara vurgu yapmıştı

“Ortadoğu’da Türkiye desteğine karşılık Kürtlerin kellesi verilecek. Bu konuda ABD ile anlaşmışlar, bu anlaşma Kürtlerin yok edilmesi üzerinedir.”